Soğuk havaların başlamasıyla birlikte araç bakımında genellikle kış lastiği, antifriz ve akü gibi birkaç temel kontrol gündeme gelir. Ancak gerçek hayatta kış aylarında yaşanan birçok arıza, doğrudan bu parçaların varlığından değil; soğuk hava ile kullanım alışkanlıklarının bir araya gelmesinden kaynaklanır.
Bu nedenle doğru bir kış bakımı, yalnızca sıvı seviyelerini veya lastiklerin durumunu kontrol etmekten ibaret değildir. Akünün yük altında nasıl davrandığı, aracın içine nereden nem girdiği, cam suyu sisteminin donmaya karşı gerçekten korunup korunmadığı ve özellikle kısa mesafe kullanımının araç üzerindeki etkileri de değerlendirilmelidir.
1. Akünün Voltajından Çok Marş Anındaki Performansına Bakın
Kış bakımında akü kontrolü yapılması gerektiği hemen herkes tarafından bilinir. Fakat yalnızca akünün voltajını ölçmek, akünün gerçek durumunu anlamak için her zaman yeterli değildir.
Bir akü araç çalışmıyorken normal kabul edilebilecek bir voltaj gösterebilir ancak marş motorunun yüksek akım talebi başladığında voltajı hızla düşebilir. Özellikle birkaç yaşını geçmiş veya daha önce tamamen boşalmış akülerde bu durum daha belirgin olabilir.
Soğuk hava problemi daha da büyütür. Düşük sıcaklıklar kurşun-asit akülerde gerçekleşen kimyasal reaksiyonları yavaşlatırken motorun çevrilmesi için gereken enerji miktarı da artabilir. AAA’nın yayımladığı bilgilere göre donma noktası civarındaki sıcaklıklarda akünün kullanılabilir marş gücü yaklaşık üçte bir oranında azalabilir.
Akü Kontrolünde Neye Bakılmalı?
| Kontrol | Neden Önemli? |
|---|---|
| Dinlenme voltajı | Akünün mevcut şarj seviyesi hakkında fikir verir |
| Marş sırasındaki voltaj | Akünün yüksek yük altında davranışını gösterir |
| Marş akımı / CCA testi | Akünün soğuk havada motoru çevirebilme kapasitesini değerlendirmeye yardımcı olur |
| Kutup başları | Oksitlenme elektrik direncini artırabilir |
| Alternatör şarjı | Akünün araç çalışırken yeterince şarj edilip edilmediğini gösterir |
Özellikle şehir içinde birkaç kilometrelik yolculuklar yapan araçlarda başka bir problem daha ortaya çıkar: Marş sırasında tüketilen enerji, araç yeniden park edilene kadar tamamen yerine konamayabilir. Kışın arka cam rezistansı, koltuk ısıtması, fan, farlar ve diğer elektrikli donanımların daha fazla kullanılması bu yükü artırır.
Bu nedenle “araç çalışıyor, demek ki akü sağlam” yaklaşımı doğru değildir. Kış öncesinde özellikle eski akülerde yük veya iletkenlik testi yapılması daha anlamlıdır.
2. Antifrizin Rengine Değil Donma Noktasına ve Teknik Özelliğine Bakın
Antifriz konusunda en sık yapılan hatalardan biri sıvının rengine bakılarak durumunun değerlendirilmesidir. Oysa soğutma sıvısının kırmızı, pembe, mavi veya yeşil olması tek başına hangi teknik spesifikasyona sahip olduğunu kesin olarak göstermez.
Araç üreticileri farklı motor, radyatör ve soğutma sistemi malzemelerine göre farklı soğutma sıvıları belirleyebilir. Bu nedenle kış öncesinde yapılması gereken temel kontrol, yalnızca genleşme kabındaki sıvının seviyesine bakmak değildir.
Soğutma sıvısının donma derecesi ölçülmeli ve kullanılan ürünün araç üreticisinin istediği spesifikasyona uygun olduğu doğrulanmalıdır.
Konsantre antifriz ürünlerinde doğru su-antifriz oranının oluşturulması gerekirken bazı ürünler fabrikadan kullanıma hazır karışım şeklinde gelir. Bu nedenle hazır karışıma tekrar su eklemek veya farklı özellikteki sıvıları yalnızca renkleri benzediği için karıştırmak doğru bir yaklaşım değildir. Ürün ve araç üreticisinin belirttiği teknik özellik esas alınmalıdır.
Buradaki Asıl Risk Sadece Donma Değildir
Soğutma sıvısının görevi motorun donmasını önlemekle sınırlı değildir. Sistem içerisindeki metal yüzeylerin korozyondan korunması, tortu oluşumunun sınırlandırılması ve motor sıcaklığının kontrol edilmesi de sıvının görevleri arasındadır.
Bu nedenle eksilen soğutma sıvısını sürekli su ekleyerek tamamlamak, zaman içerisinde karışım oranının değişmesine neden olabilir.
Dahası, genleşme kabında sürekli seviye kaybı yaşanıyorsa yalnızca sıvı eklemek yerine kaçak ihtimali araştırılmalıdır.
3. Sürekli Buğulanan Camları “Kış Normalidir” Diye Geçiştirmeyin
Kış aylarında camların zaman zaman buğulanması normaldir. Ancak araç çalıştırıldıktan sonra uzun süre geçmesine rağmen camların temizlenmemesi veya aracın geceleri içeriden yoğun şekilde buzlanması farklı bir probleme işaret edebilir.
Burada çoğu sürücünün gözden kaçırdığı konu araç içerisindeki nem miktarıdır.
Islak ayakkabılar, karla kaplı paspaslar ve yağmurlu kıyafetler kabin içerisindeki nemi yükseltebilir. Fakat sorun sürekli tekrarlanıyorsa kapı veya cam fitilleri, klima tahliye hattı ve araç içine su girişine neden olabilecek diğer noktalar da kontrol edilmelidir. AA, araç tabanında görülen suyun nedenleri arasında kapı fitilleri, klima tahliye hattı ve ısıtma sistemiyle ilgili problemleri sayıyor.
Kabin filtresi de burada önemlidir. Kirlenmiş veya tıkanmış bir filtre hava akışını azaltarak camların daha geç temizlenmesine neden olabilir. Bosch, tıkanmış kabin filtresinin sonuçları arasında camlarda buğulanma nedeniyle görüşün azalmasını da gösteriyor.
Basit Bir Kış Testi
Aracı akşam park ettikten birkaç saat sonra camların iç yüzeyini kontrol edin.
Camların iç kısmında yoğun su damlacıkları varsa, paspasların altında nem bulunuyorsa veya araç içerisinde sürekli rutubet kokusu oluşuyorsa sadece klimayı daha yüksek çalıştırmak yerine nemin kaynağı araştırılmalıdır.
Özellikle paspas altındaki sünger ve izolasyon malzemeleri ciddi miktarda su tutabilir. Üst yüzey kuru görünmesine rağmen alt bölüm günlerce nemli kalabilir.
4. Cam Suyunu Değil, Bütün Cam Yıkama Sistemini Kışa Hazırlayın
Kışın cam suyu deposuna donmaya dayanıklı sıvı koymak önemli ancak tek başına yeterli değildir.
Sistem yalnızca depodan oluşmaz. Pompa, hortumlar, bağlantılar ve püskürtme memeleri de sistemin parçalarıdır. Depoda bulunan yazlık veya aşırı seyreltilmiş sıvı soğuk hava başlamadan değiştirilmezse özellikle ince hortumlarda ve püskürtme memelerinde donma meydana gelebilir.
RAC, düşük sıcaklıklarda kullanılan cam yıkama sıvısının bulunduğu iklim koşullarına uygun bir donma korumasına sahip olması gerektiğini ve suyla aşırı seyreltilmesinin korumayı azaltabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle yeni kışlık cam suyu eklendikten sonra birkaç saniye sistemi çalıştırmak önemlidir. Böylece yeni sıvı yalnızca depoda kalmaz; hortumlardan geçerek püskürtme memelerine kadar ulaşır.
Örneğin depoda eski yazlık sıvı bulunurken üzerine kışlık ürün eklenirse depo içerisindeki karışım yeterince dayanıklı olsa bile hortumlarda kalan eski sıvı ilk soğuk gecede donabilir.
Cam Suyunda Yapılmaması Gerekenler
- Sadece su kullanmak
- Donmuş sistemi zorla çalıştırmak
- Püskürtme memelerini sivri metal parçalarla açmaya çalışmak
- Ürünün donma koruma derecesini kontrol etmeden fazla suyla seyreltmek
- Buzlu cama kaynar su dökmek
Özellikle donmuş cam suyu pompasını uzun süre çalıştırmaya çalışmak pompa sistemine gereksiz yük bindirebilir. Sistem donmuşsa önce güvenli şekilde çözülmesi beklenmelidir.
5. Kış Bakımına Kullanım Alışkanlığınızı da Dahil Edin
Kış bakımının en az konuşulan bölümü aracın nasıl kullanıldığıdır.
Özellikle her gün yalnızca birkaç kilometre kullanılan araçlarda motor henüz çalışma sıcaklığına ulaşmadan yeniden kapatılabilir. Aynı kullanım şekli tekrarlandığında akünün şarj edilmesi, motorun çalışma sıcaklığına ulaşması ve dizel araçlarda egzoz arıtma sistemlerinin görevlerini tamamlaması zorlaşabilir.
Bu durum özellikle DPF bulunan dizel araçlarda önemlidir.
Dizel partikül filtresi motor tarafından oluşturulan kurum parçacıklarını tutar. Belirli şartlar oluştuğunda egzoz sıcaklığı artırılarak bu kurumun bir kısmı rejenerasyon işlemiyle yakılır. Ancak sürekli kısa mesafede ve düşük hızda kullanılan araçlarda rejenerasyon işlemi tamamlanamayabilir. Volkswagen da çok sayıda kısa ve dur-kalk yolculuğunun DPF’nin temizleme sürecini tamamlamasını engelleyebileceğini belirtiyor.
AA’ya göre sık yapılan kısa yolculuklar motorun ve egzoz sisteminin gerekli sıcaklığa ulaşmasını önleyerek normal DPF rejenerasyonunu aksatabiliyor.
Burada önemli bir nokta var: Her dizel araç için tek bir “şu devirde şu kadar dakika kullanın” formülü yoktur. Rejenerasyon stratejisi üreticiden üreticiye hatta motor versiyonuna göre değişebilir.
Bu nedenle DPF uyarısı ortaya çıktığında internet üzerindeki genel tavsiyeler yerine öncelikle aracın kullanım kılavuzundaki prosedür izlenmelidir.
Kış Bakımında Parça Değil Sistem Mantığıyla Hareket Edin
Doğru araç kış bakımı, otomobil üzerindeki parçaların tek tek kontrol edilmesinden daha kapsamlıdır.
Örneğin zayıflayan bir akü tek başına problem olmayabilir; fakat soğuk hava, kısa mesafe kullanımı ve yüksek elektrik tüketimi birleştiğinde araç bir sabah çalışmayabilir. Benzer şekilde araç içerisindeki yoğun buğulanmanın sebebi hava sıcaklığı değil, fark edilmeyen bir su kaçağı veya tıkalı kabin filtresi olabilir.
Bu nedenle kış öncesi bakım yapılırken belirtilerin arkasındaki nedenleri araştırmak daha doğru sonuç verir.
| Belirti | Kontrol Edilmesi Gereken Nokta |
|---|---|
| Sabah zor marş | Akü yük testi, bağlantılar, şarj sistemi |
| Sürekli antifriz eksilmesi | Kaçak ve soğutma sistemi basıncı |
| İçeriden aşırı cam buğulanması | Kabin nemi, fitiller, drenaj ve kabin filtresi |
| Cam suyunun püskürtmemesi | Depo, pompa, hortum ve püskürtme memeleri |
| Dizel araçta sık DPF uyarısı | Kullanım şekli ve rejenerasyon koşulları |
Kış lastikleri, frenler, aydınlatma sistemi, motor yağı ve silecekler gibi bilinen kontroller elbette ihmal edilmemelidir. Ancak kış bakımında dikkat edilmesi gerekenler yalnızca bunlarla sınırlı değildir.
Aracın hangi koşullarda kullanıldığı ve küçük belirtilerin ne anlattığı doğru değerlendirilirse, soğuk havalarda ortaya çıkabilecek birçok arıza daha gerçekleşmeden fark edilebilir.




Kış gelmeden çok önemli 5 öneri olmuş. Teşekkür ediyorum.
Biz teşekkür ederiz.